AB’NİN GELECEĞİ BRÜKSEL’DEKİ LİDERLER ZİRVESİ’NDE ŞEKİLLENİYOR

AB Liderler Zirvesi çok güç geçecek…

17 Temmuz Cuma Akşamı AB’nin 27 üye ülkesinin lideri Brüksel’e gidecekler.

Koronavirüs’ten tutun, AB’nin 2021-2027 yılları arası için oluşturulacak bütçeye kadar tartışacakları bir zirve olacak. Burada milyarlarca Euro konuşuluyor…

Bu bütçe nasıl oluşturulacak, hangi lider kendi ülkesine AB’den ne kadar kaynak götürecek, bunlar önemli tartışma konuları.

Artık AB’nin ortaklıktan çok, ülkelerin çıkarlarının ön plana çıktığı bir kurum haline geldiğini görüyoruz.

750 MİLYAR EURO’LUK KORONAVİRÜS FONU OLUŞTURULDU

Bu akşam ki zirve de AB liderleri 750 milyar Euro’luk Koronavirüs bütçesinden ne kadar kaynak alabilecekler, 7 yıl için öngörülen bütçeye ne kadar para verip, ne kadar para alabileceklerini tartışacaklar.

AB Komisyonu 750 milyar Euro’yu Koronavirüs fonu olarak öngördü. Bu paranın 500 milyar Euro’su, direk bağış olarak üye ülkelere verilecek, diğer 250 milyar Euro’nun geri ödemeli olarak verilmesi planlanıyor.

AB’NİN PATRONLARINDAN HOLLANDA YARDIMLAR KONUSUNDA ÇEKİNCELERE SAHİP

Bu konuda en önemli çıkış, Hollanda’dan geliyor. Hollanda ekonomisi kötü olan diğer AB ülkelerine sağlanan bu fonları kendi vatandaşlarına açıklayamadıklarını savunuyor.

Ayrıca Hollanda fonlanacak ülkelerin kendi ekonomi politikalarında reform yapılmasını şart koşuyor. Devamlı AB fonlarını kullanan ve üretimi düşük olan ülkelerin, artık bu konuda atılım yapmalarını istiyor. Hollanda’ya karşı iki ülke kendi çıkarları için çarpışıyorlar, bunlar İtalya ve İspanya. İki ülkede AB’nin herhangi bir şart getirmeden, 750 milyar Euro’yu da dağıtmasını istiyorlar ve reform politikalarını reddeden bu ülkeler, kendi öz çıkarlarını çok ön plana çıkarıyorlar. Almanya bu konuda AB’nin bütçesine ve bu 750 milyar Euro’luk fona en fazla katkı da bulunan ülke. Alman Halkı da İtalya’nın hiçbir reform yapmamasını kınıyor. Aynı zamanda Fransa’ya da bu fonların verilmesine pek sıcak bakmıyor. AB Zirvesi’nden Türkiye için öngörülen fon 485 milyon Euro.

TÜRKİYE’YE SURİYELİ MÜLTECİLER İÇİN 2021 YILINDA 450 MİLYON EURO ÖNGÖRÜLÜYOR

2016-2017 yılları için yıllık 3’er milyar Euro öngören AB, 2018, 2019 ve 2020 yılları için Türkiye’ye hiçbir fon öngörmüyor. 2021 yılı için Türkiye sadece 485 milyon Euro Suriyelilere yardım amacıyla fon kullanılmasını öngörüyor. Şartı da 3,6 milyon Suriyeli mültecinin Türkiye’de kalması ve katiyetle AB sınırlarına Yunanistan üzerinden geçmemesine yönelik. Şubat ayında Türkiye’nin Yunan sınırına giden Suriyeli geçici sığınmacılara desteklemesini AB affetmiyor.

TÜRKİYE SON 3 SENE İÇİN 9 MİLYAR EURO DESTEK ALMALIYDI

Türkiye, AB’den geriye dönük olarak 2018-2019 ve 2020 yılları için 3’er milyar Euro, toplamda 9 milyar Euro’luk bir yardım talep ediyor. Düşünün, Yunanistan’a Şubat ayında Meriç Nehri’nden Türkiye üzerinden Yunanistan’a kaçan Suriyeli mülteciler için Yunanistan’a 450 milyon Euro’luk bir hibede öngörülmüştü. Bu paranın nasıl dağıtılacağını da AB kendi karar veriyor ve bu konuda Kızılhaç’ı da devreye sokmak istiyor.

AB ÜLKELERİ ARASINDA ARTIK ÇIKARLAR DAYANIŞMANIN ÖNÜNE GEÇMİŞ DURUMDA

AB, Almanya’nın dönem başkanlığında birliğin zayıflamasına karşı atılımlar yapmak istiyor. AB’nin direncinin zayıfladığı ülkeler arasında Çin, Rusya ile birlikte Polanya ve Türkiye’de geliyor. Polonya bir AB ülkesi olarak neden bu listede yer alıyor, bunu anlamak güç fakat Polonya, ABD ve İngiltere ile çok paslaşan bir ülke konumunda. Çin ile AB’nin ilişkileri ikircikli bir durumda. AB’nin Çin politikasında en tutarlı yönü Uygur Türklerine karşı yapılan insan hakları ihlalleri nedeniyle neredeyse tüm AB ülkelerinin Çin’i protesto etmesinden kaynaklanıyor.

UYGUR TÜRKLERİNİ DESTEKLEYEN AB ÇİN İLE İLİŞKİLERİ KOPARMAKTA İSTEMİYOR

AB için önemli bir politika da Çin –ABD çatışmasında tarafsız kaldı. Çin ile olan ilişkilerinin zarar görmesini önlemeye yönelik bir girişim. Bu açıdan ABD, AB ülkelerini pek affetmiyor. AB’nin zayıflayan yönleri her geçen gün artıyor. Bu konuda AB ülkeleri arasında daha fazla dayanışma nasıl olacak tartışması gündem de.

TÜRKİYE AB’DEN UZAKLAŞIYOR

AB’nin son zamanlarda her geçen gün Türkiye’den daha fazla uzaklaştığı ortaya çıkıyor. Bu konuda Çavuşoğlu’nun son konuşması, AB Dışişleri Bakanları’nı ciddi bir şekilde kızdırdı. Türkiye’nin istekleri arasında Libya’da AB ülkelerinin başta Fransa olmak üzere, Hafter’e olan desteklerini kesmeleri, buna karşılık Trablus’taki meşru hükümeti tanımalarını ve buna tam olarak destek verilmesine yönelik.

Türkiye uluslararası alanda Libya’nın belki de tek savunucusu konumunda, bunu da Berlin Konferansı’nda da ciddi bir şekilde ortaya koymuştu. Bu konuda Türkiye ve Fransa arasında çok büyük bir çatışma olanakları da var. Türkiye’nin bir diğer kırmızı çizgisi de Kıbrıs… Türkiye bu konuda da Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile anlaşmazlıklar yaşamaktadır. Türkiye’nin AB’den beklentileri var fakat hiçbir şekilde Brüksel’deki Zirve’ye yaklaşamayacağı için bunların hiçbiri geçerli olmayacak.   

PROF. DR. FARUK ŞEN’İN DEĞERLENDİRMESİ

Brüksel’de toplanacak olan 27’lerin zirvesinde, ilk olarak 1,1 trilyon – 800 milyar Euro hacmindeki AB’nin 7 yıllık bütçesi tartışılacak. 2021-2027 yılları arasında harcanacak bu paraya baktığınız zaman, AB’nin yıllık bütçesi yavaş yavaş 200 milyar Euro sınırını aştığını ortaya çıkarıyor. Bunun dışında 750 milyar Euro hacmindeki yardım fonu da ciddi bir şekilde ele alınacak. Zirve’de 4 ülke, Hollanda, Avusturya, Danimarka ve İsveç ciddi bir şekilde Akdeniz ülkelerine harcanacak parayı kontrol etmek istiyorlar ve yardımların açık çek olarak görülmemesi isteniliyor.

Merkel için bu Zirve çok önemli, Zirve’den bir sonuç çıkmadığı takdir de kararlar bir sonraki görüşmelere kalacak fakat Temmuz ayı içerisinde bunun bir şekilde neticelenmesi isteniliyor. Fransa Cumhurbaşkanı, İtalya Başbakanı ve Portekiz Başbakanı bir gün evvel bir araya gelip AB’den ne kadar para sızdıracaklarını yorumluyorlar.

Türkiye için bu 2021-2027 yılları arasında öngörülen bütçe önemli. Yeni alınacak üyeler bu 7 yıllık bütçede öngörülen fon ayrıldığı takdir de AB üyesi olabiliyorlar. Bu 7 yıllık bütçede şimdilik Makedonya ve diğer 4 Balkan ülkesi için fon öngörüldü. Batı Ukrayna için de belirli bir fon ayrılmış bulunuyor. Türkiye için ise ayrılan fon 485 milyon Euro, bu da Suriyeli mülteciler için. AB Türkiye’ye en azından 2027 yılına kadar üye olarak görmek istemiyor. Bu 7 yıllık süreçten sonra 34’lerin Avrupa Birliği’nde, Türkiye’yi neler bekleyebilir?

12’lerin AB’sinde 13. Üye olmayı beklerken şimdi artık 33’lerin, 34’lerin AB’si sonunda Türkiye üye olmayı ümit ediyor. Düşmanlarımız arttı, Yunanistan ve Lüksemburg Güney Kıbrıs’a çok ciddi bir şekilde destek veriyor.   

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir